(Source: akilfikirmuessesesi)
1 note
beynimden sürrealizm fışkırıyor. başka cümleler başka cümlelerle birleşiyor. karanlık, yumuşak bir pamuk gibi gündüzü siliyor. yapmam gereken şeyler varmış gibi hep bir huzursuzlukla yaşıyorum. her an kapıya biri vuracak, telefon çalacakmış gibi, birileri çok acayip bir şeyleri yapmayı unuttun diye bağıracakmış gibi..
ertesi günlere tahammülüm kalmıyor. tüm ertesi günler tek bir günle birleşiyor. hayatım tek bir günden ibaretmiş gibi. yaşamıyorum. sonsuz bir devinim içinde tik taklayarak dönüp duruyorum.
hiç bir zaman ne olduğunu tam olarak anlayamıyorum. hislerim gibilerle birleşiyor.
kaderimi gibilerle bağlıyorum.
“başka türlü bir sessizlik. filipina, marwan’ın yüzüne o yüzün ardında daha güzel bir şeyler varmış gibi baktı. böylece artık, marwan’ın yüzünün ardında daha güzel bir şey vardı.”
bana, üzgün olmaya alışmaktan daha çirkin bir durum söyle.
bana çaresizlikten daha çaresiz bir kelime söyle.
bana 18 yaşındayken bahar mevsiminden nefret etmemem gerektiğini söyle.
“ne yani şimdi?” dedi. “ömür boyu böyle mi sürecek? tek istediğin bir sabah uyanıp, buruş buruş etlerini aynada izlemek mi?”
cevap vermedi bir süre. sigarasından uzun bir nefes daha çekti.
“böyle olmak zorunda. inanabileceğim bir şey kalmadı. kimsenin gelmeyeceğini bilmek ve yine de umutla kalbinin çarpışına engel olamamak ne kadar zor bilemezsin.”
“hayır!” dedi. “dünyada sadece sen varmışsın gibi davranmayı bırak.”
gözlerini kapadı.
“başka insanlar da mı var? öyleyse ben çok başka bir yerdeyim. çünkü bir tanesi bile geçerken uğramadı.”
sigara yerine, başımı döndüren sen olabilirdin.
hayatım saçma bir boşlukta sallanıp gidiyordu. odamda kocaman sinekler vardı. yastıkla boğuyordum onları. ben de bu evrende bir sinektim, birileri de beni boğuyordu.
gerçeküstücü bir ressamın elinden çıkmış boşluklar vardı kalbimde. içimden balıklar, sevdiğim şehirler geçiyordu. saatler eriyor sen gelmiyordun. bir şarkı tutturuyordum. harfler yer değiştiriyor, ben uzun cümleler kuruyordum.
bir düzen tıkırdayarak işlerken gökten ipler sallanıyordu. ben oynamıyor, daha çok uyuyordum. çok fazla uyuyordum. saati kaçmış bir trenden sonra sadece uyursun.
sahilden cam parçaları topluyordum. kim kırmış, kim içmiş, birileri gitmiş.. kocaman bir denizsen tüm bunlar önemsiz ayrıntılardır.
evimi özlüyordum. birileri gelsin diye bekliyordum. ama bu şehre hiçbir şarkı yakışmıyordu.
yani olmuyordu.